Bu hafta sizlerle veliler üzerine sohbet etmek istedim. Özellikle tatil döneminde yazmak istememin nedeni sakin kafayla okunup doğru anlaşılmak!
Ana sınıfından üniversiteye başlayınca ya kadar velilerin öğrencilerine karşı takındıkları tavır, hayatı bir önem taşır. Bütün eğitim dönemini sürecini doğru yürütebilmek, öğretmene ve okula destek olmak, çocuğun duygusal anlamda gelişmesiyle akademik anlamda başarılı olmasını sağlar.
Ancak öğrencinin veli temelli sorunlarını incelediğimizde çok farklı sorunlar karşımıza çıkar. Bu sorunlu veliler kendi çocuklarının eğitimini sekteye uğratmakla kalmaz sınıf arkadaşlarının ve öğretmenlerinin de motivasyonunu olumsuz etkiler.
İlk problem; veli olarak herkes birer profesör maşallah. Dersle ilgili her şeyi bilir, sınıf içi yönetimde etkin olmaya çalışır. Öğretmenin otoritesini sarsar, çünkü o her şeyi en iyi şekilde bilir. Bu velilerin çocuklarındaki başarı oranı çok düşüktür. Çünkü çocuk okul ile ailesi arasında bocalar. Öğretmeni beğenmez, yetersiz bulur. Okulun koşullarını söylemeye gerek bile yok. Çünkü ona göre okulun eğitim sistemi eksiktir, disiplin konusunda açıkları vardır. Ama kendisi ve çocuğu tek doğrudur.
Evet, kesinlikle bu velinin çocuğu her konuda haklıdır, eleştirilemez. Veli suçlayıcı olduğu için çocuğuyla ilgili yaşanan tüm sorunların sebebi öğretmen, okul hatta eğitim sistemidir. Konuşur da konuşur...O konuştukça çocuğu velisinin arkasına gizlenerek güçlenir ve daha fazla sorun çıkarır maalesef.
En tehlikeli veli gruplarından biri de çocuğunun bütün sorumluluklarını üstlenerek onun özgüvenini yerle bir eden müdahaleci velidir. Çocuğun parmakları ağrıdı, diye ödevini yapan çok veli gördük, duyduk. Hele o çantalarını taşımaları yok mu? Tam bir komedi. O çocuğun çantasını sırtına alıp bir eliyle beslenme çantasını taşırken diğer eliyle çocuğunun elini tutan veli farkında olmadan çocuğunu arkadaşlarının arasında korumasız hale getirerek süt çocuğu muamelesi görmesine neden oluyor. Çocuk hep koruyucu güç istiyor bu sefer veliden ayrıldıktan sonra bunu öğretmeninden de görmek istiyor. Öğretmen öğrencisini korur, gözetler ama üstü kapalı yapar bunu. Öğrencisini alay konusu haline getirmez.
İşte tehlikeli velilerden biri de çocuğu hep haklı olan velidir. Çocuğunun asla çocukça bir yanlış yapacağına inanmaz. Çocuk, bunu görünce bu sefer yaşanan her olumsuzluğa kendine göre yorumlayıp anlatır; kendini hep haklı çıkarır. Veli de bunu gözü kapalı inandığı için çocuğun olaylara bakışı hiçbir zaman tarafsız olmaz, özeleştirisini yapamaz yalan söylemek onu rahatsız etmediği için bunu alışkanlık haline getirir.
Ya sürekli çocuğu zeki olan ama sınavlarda heyecan yaptığı için başarılı olmayan velilere ne demeli. Kendi çocuğunun durumunu kabullenip ona göre tedbir almak varken bunun aksini düşünmek nedendir acaba? “Benim çocuğum çok zeki ama işte çalışmıyor”. İşin kötü yanı çocuğun yanında sürekli zeki, diye diye çocukta da ben zaten zekiyim nasıl olsa yaparım psikolojisi oluşuyor.
Çocuğunun yanında öğretmeni, okulu eleştiren tehlikeli bir veli grubu daha var. Bu söylemler, öğretmenin ve okulun idaresinin etkinliğini zedeleyeceği için çocuğun da bu durumda öğretmene ve okula karşı saygılı olması beklenemez. Mutlaka öğretmenin de okulunda eleştirilecek durumları olabilir ama bunun usulüne uygun yapılması gerekir. Durmadan sınav sistemini eleştiren bir velinin çocuğu gireceği sınavlarda başarılı olmak için kolay kolay çabalamaz çünkü zaten sistem yanlıştır. Böyle bir düşünsen varsa yetkili yerlere şikayetini bildir. Böyle konuşan veliler mangalda kül bırakmazlar ama hiç bir zaman da ellerini taşın altına koymazlar. Onlar sadece boş boş konuşup kendi dışındaki herkesi eleştiren zavallılardır.
Hele o sadece notu ve akademik başarıyı düşünene veliler yok mu?
Çocuklarının değeri tamamen alacağı notlara göre belirleniyor sanki. Çünkü çocuğu; bütün sülalenin çocuklarıyla, arkadaşlarının çocuklarıyla kısacası etrafındaki herkesle kıyaslanıyor. Kendi egosunu tatmin etmek için çocuğunu kullanır, sonuçta da çok başarılı ama sevgi yoksunu bir evlat sahibi olurlar ne yazık ki!
Bir de çocuğunu öğretmene emanet edince her şeyden kurtulup, köşesine çekilen velilerimiz var. Bunlarla iletişim kurmak mümkün değil. Toplantıya gelmez, çağrılır gelmez ancak çocuğun zayıfı olup da sınıfta kalma durumunda olursa biter karşınızda ve “ yav sizin evladınızdır ha, bir şey yapın” der çıkar işin içinden.
Bir çocuğun hem psikoloji sağlamlığında hem de akademik başarısına veli-öğretmen-okul üçgeninin doğru iletişim sağlaması çok önemlidir. Bir çok
veli üstüne düşeni fazlasıyla yaparken bir çoğu da yukarıda saydığımız sorunları yaşatıyor çocuğuna.
Velinin veli olduğu, öğretmenin öğretmen olduğu günlerde buluşmak dileğiyle,