Urfa, sevincini de üzüntüsünü de kalabalık yaşayan bir şehir. Burada asker uğurlaması da kalabalık olur, düğün de kalabalık olur, taziye de kalabalık olur. İnsanlar birbirlerinin hayatındaki önemli günlere ortak olmayı sever.
Hac ve umre dönüşleri de yıllardır bu kültürün bir parçası olarak görülür. Ancak son yıllarda bu karşılamaların boyutu biraz değişmeye başladı.
Şanlıurfa’da bazı hac ve umre dönüşleri var ki...
Evin önü balonlarla süslenmiş, karşılama konvoyu desen kilometrelerce uzuyor. Kornalar eşliğinde ilerleyen araçları görenler, “Herhalde damat tarafı geliyor” diye düşünüyor. Sonra öğreniyorsunuz ki mesele düğün değil; hac dönüşü karşılama programı.
Eskiden hacdan gelenler sessiz sedasız evlerine döner, yakınları ziyaret eder, dua isterdi. Şimdi ise organizasyon şirketlerinin bile ilgiyle takip ettiği bir sektör oluşmuş durumda. Karşılama paketleri, düğün salonlarındaki yemekli programlar, buket çiçekler , dev pankartlar...
İşin ilginç tarafı ise herkesin bu durumdan şikâyetçi olması ama kimsenin de geri kalmak istememesi. Bir aşirette yapılan görkemli karşılama, diğer aşirette daha büyüğünün yapılmasına vesile oluyor.
İşin ilginç tarafı, herkes gösterişten şikâyet ediyor ama gösteriş yarışında da kimse geri kalmak istemiyor. GAP Havaalanında birinin karşılamaya gelenler 100 kişi ise , ötekininki 200 kişi olmak zorunda. Birinin hac yemeği salonda ise ötekininki beş yıldızlı otelin salonunda.
Elbette insanların sevinçlerini paylaşmaları, yakınlarını karşılamaları yadırganacak bir durum değildir. Ancak burada üzerinde düşünülmesi gereken nokta, ibadetin ruhunun ne kadar korunabildiğidir.
Elbette hac ve umre kutsal ibadetlerdir. Oralara gitmek büyük bir nasiptir. Rabbim bana da nasip etsin tez zamanda .Ancak ibadetin kabulünü ne konvoy belirler ne de salonun ismi . Onu yalnızca Allah bilir.
Fakat kabul etmek gerekir ki Şanlıurfa bu konuda ayrı bir sosyolojik laboratuvar. Dünyanın başka yerlerinde insanlar hacdan döner; Urfa’da ise bazen hac dönüşü adeta gösterişe dönüşüyor.
Belki de mesele ibadeti yaşamakla, ibadetin duyurusunu yapmak arasındaki ince çizgide gizlidir.
Yine de Allah kabul etsin...
Ama şu konvoyun önündeki davul-zurnayı görünce insanın aklına ilk gelen şey hac değil, düğün oluyor.