Anasayfa     Günün Haberleri     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  11 Haziran 2026

   HALİLİYE ZABITASI AF ETMİYOR   O GENÇTEN ACI HABER GELDİ   O GENÇTEN ACI HABER GELDİ   SON 90 GÜNE DİKKAT!   SON 90 GÜNE DİKKAT!   22 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI   22 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI   KOLTUĞUN HAK SAHİBİ KİMDİR?   KOLTUĞUN HAK SAHİBİ KİMDİR?   Koltuğun Hak Sahibi Kimdir?   URFA'DA KAZALARIN SONU GELMİYOR!   URFA'DA KAZALARIN SONU GELMİYOR!  



Site İçi Arama

Röportaj

EKREM GERGİNCİ-URFAPRESS RÖPORTAJI

 URFAPRESS yazarı Ekrem GERFİNCİ-URFAPRES.NET Röportajı..

Anket

URFASPOR 1.LİG'E ÇIKARMI?
EVET
HAYIR

Günün Manşetleri

Koltuğun Hak Sahibi Kimdir?

SON 90 GÜNE DİKKAT!

URFA'DA YAKALANDILAR

URFA'DA KAZALARIN SONU GELMİYOR!

URFA'DA BİR FECİ KAZA DAHA

O GENÇTEN ACI HABER GELDİ

O GENÇTEN ACI HABER GELDİ

KOLTUĞUN HAK SAHİBİ KİMDİR?

URFA'DA KAZALARIN SONU GELMİYOR!

22 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Günün Fotoğrafı

Önemli Linkler

Hava Durumu

İTİRAF EDİYORUM,SUÇLUYUM!

 




Bildiğiniz gibi Şanlıurfa güzel ülkemizin en güzide şehirlerinden biri. Samimi sıcak insanları, binlerce yıllık tarihî ve kültürel birikimi ile dillere destan bir şehirdir. Ancak dünya kurulduğundan bu yana iyi ve kötünün savaşı devam ediyor. Şanlıurfa’da iyi ve kötünün savaşının şiddetle devam ettiği bir memleket. Eğitimsizlik, işsizlik ve belki de en önemlisi kıskançlık gibi açmazlarımız iyi ile kötünün savaşında kötünün çoğu kez galip geldiği düşüncesini uyandırıyor zihnimizde. Belki eğitimsizlik ve işsizliği çözebilirsiniz ancak kıskançlığa bir ilaç bulmak çok zor. Kıskançlık, hasetlik gibi kalbî hastalıkları çözmenin yolu insanların kalbine seslenip onların kalbini kardeşlik duyguları ile yumuşatmakla olabilir ancak memleketimizin haset insanları kalplerini iyi duygulara kapattıkları için onların kalbini yumuşatıp, onları kıskaçlık hastalığından kurtarmak pek mümkün gözükmüyor.


Şanlıurfa günden güne büyüyen, değişen yapısıyla geçmişle bugünü arasında dağlar kadar fark olan bir şehir haline geldi. Susuz arazilerimizin suya kavuşması ile memleketimiz zenginleşti, ticaretin artması ile refah seviyemiz arttı. Dünyaya açılan gözümüzle geçmişimizi çabuk unuttuk. Eskiden fakirimiz çoktu. Şimdi zengini de fakiri de hiçbir şeyi beğenmez hale geldi. Geçmişte yamalı elbiselerimiz vardı. Şimdi ise giydiğimiz elbiseyi beğenmiyoruz. Elbiselerimizi seçerken farklı kombinasyonlar oluşturacak şekilde dolaplarımızı dolduruyoruz. İsrafta had safhaya gelmişiz. Bunu da bir maharet sayıyoruz. Oysa fark edemiyoruz ki biz Urfalılar olarak Allah’ın torpilli kullarıyız. Elimizdeki imkânları gereksiz işlerle ve gösterişle harcamak yerine Cenab-ı Hakk’ın bize nasip ettiği şu cennet ülkenin güzel şehri Şanlıurfa’yı kalkındırmayı düşünsek neler olur neler. Enerjimizi, gücümüzü lüks düşkünlüğü, çevreye hava atmak gibi malayani işlerle harcamamalı en kısa zamanda kendimize gelmeliyiz.

Yabancı hayranlığımız bir başka yara tabiî ki. Her zaman dışarıdan birilerinin gelip bizi kurtarmasını, düzeltmesini bekliyoruz. Sanki elinde sihirli değnek olan ak sakallı bir dede gelecek asasını Urfa’nın kalesine vuracak ve memleket birden bire değişecek, her şey güllük gülistanlık olacak gibi bir düşüncemiz var. Yok kardeşim yok olmaz öyle şey. Her şeye, önce kendimizden başlamamız gerekiyor. Taşın altına elimizi koymamız lazım. Hatta bazen elimiz de yetmez, gövdemizle taşın altına girmemiz gerekiyor. Gerekirse taşın altında ezilmeliyiz ki gelecek nesillere mükemmel bir Urfa bırakalım.

Bu kadar söylüyorum- yazıyorum da ne oluyor diye bazen düşünüyorum. Çok fazla bir şey değişmiyor tabiî ki… Hatırlar mısınız bilmem, eskiden nam yapmış bazı pratisyen doktorların kapısının önünde insanlarımız kuyruk oluştururlardı. Doktor da ihtisas alanı olmamasına rağmen birçok hastalık hakkında ahkâm keserdi. Ancak ihtisas sahibi ve alanının uzmanı olan bir kısım uzman doktorlarımız da hakkıyla çalıştıkları için piyasada yeterince tanınmazdı. Yani doğruyu söyledikleri için, insanları gereksiz ilaçlarla meşgul etmedikleri için iyi doktor sayılmazlardı. Benim de durumum onlara benzedi. Şehrimiz hakkında yapmış olduğum tespitlerim ve önerilerim, ortada başkaları tarafından atılan çok gereksiz gündemlere kurban gidiyor ve göz ardı ediliyor.

İnsanımız sunî gündemlerle meşgul ediliyor. Maalesef ki insanımız yapacağı işe ve hareketlerine karar verirken aklını % 10 oranında gözünü de % 90 oranında kullanıyor. Aklımız gözümüze inmiş. Surete bakarak zahire inmeden karar veriyoruz. Girişimci ruhumuz yok. Kısa yoldan zengin olmaya çalışan çok insan var memleketimizde. Maalesef emlak piyasası şu anda memleketimizde rant kapısı olmuş durumda. Üretim yok, gelişim yok. Al-sat zihniyeti sebebiyle ilerleme kaydetmekte zorlanıyoruz. Kimse yeni bir iş sahası açayım diye düşünmüyor. Herkes elimdeki parayı en kısa yoldan nasıl 10-15 kat artırabilirim diye düşünüyor.

Tabi bazen kısa yoldan iş yapmaya çalışan insanlarımıza da bakınca onların da bazı şeylerden çekindiğini düşünüyorum. Mesela benim gibi deli dolu olup aklındaki doğruları yapmak ve söylemekten geri durmayan bir insan olursanız başınıza türlü sıkıntılar gelirse sakın şaşırmayın. İyi bir şeyler yapmaya çalışırsanız önünüze engel koyan çok olur. Meyve veren ağaç taşlanır misali birileri sürekli yolunuza taş koyar sizi mümkün olduğunca engellemeye çalışırlar ki memleket gelişmesin. Memleket gelişmesin ki Gariban Ahmet’in, Mehmet’in, Ayşe’nin, Fatma’nın gözü açılmasın. Onlar da girişimci olmasın. Yoksa kendini yükseklerde sayanlar kendi yaptıkları fildişi kulelerden aşağıya doğru kime bakacaklar. Kimi hor görecekler, zenginlikleri ve şöhretleri sayesinde kimi aşağılayacaklar. Tabi ki memlekette iyi işler yapılırsa o kişiler popülaritesini kaybedecekler ve kendi ortamlarında bile basit görülecekler.
Bazı insanlar bana derler ki “Senin için yapabileceğimiz bir şey var mı?” ben de onlara şöyle derim “Benim için dua edin” Bana dua etseler ve beni kendi halime bıraksalar çok şey yapacağım ama bilmiyorum ki dua yerine beddua mı ediyorlar? Haset ve kendini bilmez insanlar bana ve benim gibi iş yapmaya talip olmuş insanlara engel olmasalar Şanlıurfa’ya ve ülkemize yeni istihdamlar sağlayacak büyük işler yapacağız ama hasetliklerine doymayan insanlar memleketin ilerlemesini istemiyor ki… Ben bazen zulme uğruyorum bazen tehdit alıyorum ama inanın ki hiç birini umursamıyorum. Fakat bazen azmim kırılıyor. Bir yazar arkadaşımızın güzel bir sözü vardı, diyordu ki “Türkiye, Ergenekon’la uğraşırken, Şanlıurfa Kerkerekon’la uğraşıyor” Ne kadar yerinde ve haklı bir söz. Şanlıurfa’nın sırtına yapışmış o Kerkerekon’dan bir kurtulabilsek bu memleket Allah’ın izniyle kabuğunu kıracak. İyilik yapmak iyidir ancak şeytana iyilik yapmak iyilik değildir. Şanlıurfa’nın iyiliğine bir iş yapmayan ve iyi işler yapanları da engellemeye çalışan şu Kerkerekon zihniyetli insanlara iyi davranmak şeytana iyilik yapmaya benzer. Mümkün olduğunca o insanların düşüncelerini ciddiye almamak ve onların engellerine karşı yılmamak gerekir.

Örneğin biz Şanlıurfa’ya devrim niteliğinde bir yenilik yaparak iyi bir TV kanalı açtık. Halkımız bizim için dua etti ancak bazı kişiler de Kanal Urfa’dan rahatsız oldu. Kimi rahatsızlığını açıkça belli etti, kimisi de rahatsızlığını önümüze gizlice taş koyarak hissettirdi. Ancak samimi insanımız var olsun ki biz onların duaları ile bugünlere geldik. İnşallah halkımız sayesinde daha iyi yerlere de geleceğiz.

Biz Şanlıurfa’nın dünyaya tanıtılması hususunda önemli bir misyon yüklendik. Özellikle sıla ile gurbet arasında köprü olduk. Biz her zaman halkımızın yanında olduğumuzu gösterdik. Hatta slogan olarak “Sizin Gücünüz” ifadesini kullandık ki halkımız samimiyetimizi anlasın. Halkımız da bizim gibi samimi olduğu için samimiyetimizi anladı ve dualarını hiçbir zaman bizden eksik etmedi.

Herkes beni sevmez ve herkesin beni sevmesi de gerekmez. Böyle bir şeyi zaten ben isteyemem. Ancak yetkili kurumlar ve kişiler Şanlıurfa’ya hizmet eden Kanal Urfa gibi büyük bir gücü sahiplenmelidir. Açıkça ifade etmeliyim ki Kanal Urfa aylık olarak ortalama 25- 30 bin TL zarar ediyor. Bunu bilen ve bize destek vermelerini beklediğimiz bazı kurumlar maalesef bize destek vermiyor. Biz her gün çeşitli etkinliklerle Şanlıurfa’yı dünyaya tanıtıyoruz ama Kanal Urfa kurulduğu günden bu yana ne Valilik ne Belediye ne Ticaret Odası ne de Ticaret Borsası gibi kurum ve kuruluşlar bize destek vermediler. Geçtiğimiz günlerde bir TV programında da bunları ifade ettim. Eğer bu yazılanlar gerçek dışı ise bahsettiğim kurumlar bize destek olmuşlarsa açıklama yapsınlar. Ama herhangi bir açıklama yapamazlar çünkü bize herhangi bir destek vermediler.

Şanlıurfa için el attığımız bir diğer iş ise eski Mozaik AVM. Şimdiki adıyla Urfa City AVM olan o güziden mekânın eski hali hepinizin aklındadır. Çok şükür ki biz şimdi orayı insanlarımızın keyifle gezeceği, alışveriş yapacağı, misafirlerini gezdireceği bir mekân haline getirdik. Urfa City AVM, Şanlıurfa için Balıklıgöl’den sonra birinci sosyal aktivite adresi oldu. Ancak halkımız bizden ve Urfa City AVM’den fevkalade bir şekilde memnunken bazı yetkili kişilerin sadece egolarını tatmin etmek için akla sığmayan uygulamaları ve istekleri maalesef azmimizi kırıyor. Eğer ben Urfa’lı olmasaydım bu uygulamalara belki de maruz kalmayacaktım. Dışarıdan gelen biri olsaydım büyük ihtimalle el üstünde tutulacaktım. Ancak, memleketteki kıskançlık hastalığı sebebiyle bir Urfalı’nın iyi işler yapmasını çekemeyenler yolumuza taş koymak konusunda azimli gözüküyor. O gibi insanlara göre Urfa’yı sevmek, Urfa için iyi bir şeyler yapmak suç sayılıyor.

Evet, itiraf ediyorum Urfa’yı seviyorum, Urfa için iyi işler yapmaya çalışıyorum, Urfa’nın kalkınması için elimden geleni yapmaya hazırım ve bu yüzden suçluyum.

Ekleme Tarihi: 12 Aralık 2011 16:49

Yazarın Diğer Yazıları İçin

Yorum Ekle

Yazdır

Yorumlar

Bu Habere Toplam 10 Yorum Eklenmiştir.

Geniş çerçeve akademisyen

sizin gibi değerli hemşehrilerimiz Şanlıurfa'nın gerçek sahipleridir. Geniş çerçeveden bakın lütfen. Onların dar dünyalarına teslim olmayın. Başarılar dilerim
14/01/2012 22:29

ibrahim bey seni tehdit edenler görevden alındı diktatörle bile cöktü

sayın ibrahim bey katılıyorum urfada gazetecilik yapmakve sizin gibi değerli iş adamı kanal sahibi şu seni tehdit edenler bir bir görevden alınıyorlar genel başkanı aldılar .sayın başkan dönya onlar kalmaz
10/01/2012 21:27

sezin gibi kaç kişi var efsane

öncelikle sizi kutlamak istiyorum ve urfamıza kazandırıdgınız degerler içinde teşekkürler ibrahimbey nedense urfalının terazisi her zaman urfalıyı hafif tartar oda bizim ayıbımız olsa gerek siz urfaya hizmet için uğraşıyosunuz sizde tabıki bilirsinz yatırmları gayrimenkula yatırmayı ama düşüncenız ne kadar insana istdihtam saglarım çok kişiler var bleki iki katı zengındır sızden ama urfayı düşünmez hep kendını düşnür.anteplılerın meşhur bir sözü vardır urfalının aklı çalışmaz gözü çalışır diye ne kadar doğru bir söz bence urfalı adam olmaz anca kıskançlık yapar bende birşeyler yapayım demez bu adam nerden getirdi der daha dün açtı yav nasıl olur meşhur lafımızdır urfalıların sen kendıne iyib
16/12/2011 08:30

Sabır ve sabır h.çiçek

Allah sana güç versin.siz bu memleketi seviyorsunuz bu memleketin insanıda sizi seviyor bu konuda endişem yoktur varsın bırileri istediği gibi konuşsun zamanı geldiğinde sizi sevmeyen ve çekemeyenlerde onları vıcdanları ile birlikte Allaha havale ediyorum sağlık,huzur,sıhat diliyorum
13/12/2011 16:39

allah gücünü kuvvetini artırsın erkan çiftbudak

abi kolay işe telip değilsin... toplumda lider rolündesin tabiki işin kolay olmayacak
13/12/2011 10:19

Bırakda onlar çekinsin Halit Kaya

İbrahim bey sen neden rahatsız olıuyorsunki.Bırak onlar senden korksun.Onlar çekinsin,onlar utansın.Yaprtıracağın 2 haber o tip meydan maymunlarını bitirirr kardeşim.Sen onları aş ve sen bitir.
13/12/2011 08:07

yapma be kardeş MEHMET BAL

Elinde KANAL URFA GİBİ bir büyük gücün var.Sen duruyorsun.şAŞIRDIM.Hele sen o bahsettiğin adamların üstüne git bak nasıl korkudan arkanda gezecejkler.senden onlar çekinsin yav.sen neden çekineceksinki.hayret bişey.Bir haber yaparsamn o şefersizleri rezil edersin.neden yapmıyorsun.yap hem sen hem urfa kurtıulsun.mallar deşifre olsun.
13/12/2011 08:06

maalesef bu işler böyle işler şevket

Kardeşim bu işler böyle.Kimse kimsenin bir adım leri gitmesini istemezki memleketinin gitmesini istesin.yinede sana teşekür etmek lazım.keşke senin gibi 10 tan edaha çıksa ama nerde.
13/12/2011 08:05

Bak seenn Galip

Yenimi anladın bu memeleketi İbrahim kardeş.yukarı çıkmaya çalışanın paçasından aşağı çekerler.yerinde olsaydım bu yatırımları ya gayrımenkule ya başka bir vilayete yapardım.burası urfa yılllardır bu iş aynen böyle devam eder.
13/12/2011 08:04

Yazını harika Urfasever/ ANKARA

İbrahim bey yazınızı harfiyen okudum..Urfaya hizmet edenlere urfalılar maalesef yardımcı olmayı bırakın köstek olmaya çalışıyorlar.Ankarada bir avuç bürokrat hemşerimiz var.Bunların içinde gerçekten urfa ve urfalıya yardımcı olmak için elinden geleni yapanlar var.Ama inanki hepisi de şu anda kızaktalar..Mehmet Akdeniz adında bir hemşerimiz var.Urfada ki basın mensupları tanır..Aslanlar gibi urfayı savunur ve urfalıya hizmet eder .Adamı bulun o size gerekli bilgiyi verir. Ankara da ki Urfalı bürokratların ne halde olduğunu size urfaya ait sivil toplum kuruluşları izah ederler.Urfaya hizmet edenler hep ezilmiştir.Suç mu urfalıya hizmet etmek..
13/12/2011 08:03

Flash Haber

KOLTUĞUN HAK SAHİBİ KİMDİR?

 URFAPRESS yazarı İmam Hüseyin SAVAŞ yazdı.İşte o köşe yazısı:

Köşe Yazarları

İmam Hüseyin SAVAŞ

 

Prof.Dr.Ali Rıza ÖZTÜRKMEN

 

Ekrem GERGİNCİ

 

Ayten DOĞAN

 

Dr.Gamze Pınar PARMAKSIZ

 

Erkan GÖNCÜ

 

Mustafa ARISÜT

 

Ali ÇİZMECİOĞLU

 

MEHMET CANBEYLİ

 

Op.Dr.Yusuf Vehbi OCAK

 

Deniz TATLI

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

Beyhan KOCAMANEL

 

Anasayfa     Günün Haberleri     Sitene Ekle     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  11 Haziran 2026