12 Eylül askeri darbe sonrası kurulan Hükümet tarafından hazırlanan ve ülke sorunlarını çözme becerisinden yoksun 82 Anayasa’sı 12 Eylül’de tarihin derinliklerine gömülecek. Darbe Anayasaları, milleti devlet için varsaymış ve millete karşı devleti öne almıştır. Yeni Anayasa paketindeki ruh; Millet devlet için değil, devlet millet içindir. Bu değişikliklerle millet devletin nesnesi değil öznesi, devlet de milletin efendisi değil hizmetkârı olacaktır. Bu Anayasa’ya Hayır diyecekler de olacaktır mutlaka. Ama inanın Hayır diyecek olanlar ideolojik düşünmektedir. Onların derdi değişiklik yapılacak maddeler değil bu Anayasa’yı hazırlayan AK Parti. Türk halkı 12 Eylül 2010 tarihinde sivil bir Hükümet’in hazırladığı yeni Anayasa’ya büyük bir çoğunlukla EVET diyecektir. Türk halkı Referandum gününü de bayram kabul ederek bayramı bir gün daha fazla kutlayacaktır. Anayasa’ya milyonlarca EVET gelecektir. Onlardan bir tanesi de benimki olacaktır. Yeni Anayasa’ya EVET demek için onlarca sebep var. İşte onlardan birkaçı: Dezavantajlı kesimler olan Kadınlarımız, Çocuklarımız, Özürlülerimiz, Yaşlılarımız, Şehitlerimizin dul ve yetimleri ve gazilerimizin, her alanda avantajlı olmalarına EVET. Çocuk istismarının önüne geçilmesine EVET. Kişisel verilerin ancak kanunlarla öngörülen hallerde veya kişilerin açık rızası ile işlenebilmesine EVET. “Fişleme”nin tarihe karışmasına EVET. İdarenin her türlü iş ve eyleminden dolayı haksızlığa uğrayan, uygunsuz bir muamele ile karşılaşan vatandaşların, mahkemeler dışında şikayetlerini iletebilecekleri bir Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulmasına EVET. 12 Eylül Darbesi’ni yapan darbecilerin ve onların yardımcılarının hesap verebilmelerine imkân hazırlamaya EVET. Yüksek Askeri Şura kararlarıyla ordudan atılan insanların mahkemelerde haklarını arayabilmelerine EVET. Mahkemelerin “yerindelik denetimi” yapamayacağına EVET. Mahkemelerin kendisini halkın iradesiyle seçilen hükümetlerin yerine koyamamasına EVET. Yargı bağımsızlığını güçlendirmeye ve yargı tarafsızlığını sağlamaya EVET. Askeri mahkemelerin görev alanının, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlarla sınırlandırılmasına EVET. Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasına son vermeye EVET. Askeri mahkemelerde de mahkemelerin bağımsızlığı ve hakim teminatını sağlamaya EVET. Anayasa Mahkemesi’nin yapısını tıpkı gelişmiş ülkelerdeki gibi çağdaş ve geniş katılımlı bir şekle dönüştürmeye EVET. Vatandaşlarımızın Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunma haklarına EVET. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Türkiye’den yapılan başvuruların azaltılmasına EVET. Türkiye’nin, dünyadaki insan hakları imajına olumlu katkı sağlamasına EVET. Tüm hakim ve savcılarımızın kendileriyle doğrudan ilgili olan HSYK üyelerini seçmede söz sahibi olmalarına EVET. HSYK’nın ihraç kararlarının yargı denetimine tabi tutulmasına EVET. Aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olma imkânına EVET. Memura grev hakkının önündeki engellerin ortadan kaldırılmasına EVET. Memurlara toplu sözleşme hakkının verilmesine EVET. Devlet Memurları ve diğer kamu görevlilerine verilen uyarma ve kınama cezalarına yargı yolunun açılmasına EVET. Emekli memurların da toplu sözleşmeden yararlanmasına EVET. Esnafın, sanatkârın, tüccarın ve sanayicinin hükümetin sosyal ve ekonomik politikalarında söz sahibi olmasına EVET. Üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçmeye EVET.
Bol evetli bu yazının HAYIR mı şermi getireceğinin bilinmemesi nedeniyle; Hayır kelimesenin nerdeyse Türk dil Kurumu tarafından lüğattan kaldırılacağı bugünde, HAYIR demenin vatan hainliği ile eşdeğer olduğu söyleminin fütursuzca kullanılmasının bile prim yapmasını içine sindiren EVET kampanyasının sevgili neferleri diğer tarafta ise bertaraf olacağını bile bile HAYIR diyen yürekli insanlara selam olsun. 11/09/2010 13:12
aynen mustafa
zaten beyefendi akpli,her etkinliğinde var..aslında niye evet dediğini o da bilmiyordu..akp evet dedi ya onun için..onlar hayır dese hayır diyecek..hadi hayırlısı... 01/09/2010 10:25
Biraz tahammül! Osman Ataman BİNER
İ.H.Savaş kardeşim birazıcık dikkat ederse Yusuf Bey'in eczacı olduğunu görür.Ben emekli öğretmen,bir başka yazar muhasebeci kısacası burası bir internet gazetesi olduğu halde bizler gazeteci değiliz.Yani bu işimiz değil,hobimiz.Düşüncelerimiz var ve bunları ifade ediyoruz.Sizin düşüncenize katılmayabilirim,ama bu sizi MHP'den ikbal mesela ileride milletvekilliği(!)beklemekle,borazancılıkla suçlamamı gerektirmez.Size katılmam ama saygı duyarım.Aynısını da beklerim.Allaha emanet ol. 28/08/2010 13:13
GAZETECİLİK İMAM HÜSEYİN SAVAŞ
Türk basın tarihine adını altın harflerle yazdırmış bir çok gazeteci köşke çıkarken birbirlerinden ödünç elbise alır çıkarlarmış. Bu meslek o zaman kutsalmış, siz gazetecilik yapmıyor, hükümet borazancılığı yapıyorsunuz. E o zaman bırakın bu işi gidin AKP yönetiminde bir görev alın, siyaset yapın. Ülkemiz ne hale geldi arkadaş yahu ama sizde haklısınız bunları dile getirecek bir muhalefet olmayınca nasılsa meydan boş... 27/08/2010 11:36