Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Bolat, yeni dönemde, yeni bir kalkınma mimarisi ve yeni bir programın şart olduğunu ifade ederek, ''60. Hükümetin ekonomideki hedefi, istikrarın derinleştirilmesi, cari açık ve işsizliğin azaltılması, ayrıca mikro reformlarla üreten reel sektörün rekabet gücünün artırılması olmalıdır'' dedi.
MÜSİAD Araştırmalar ve Yayın Komisyonu tarafından hazırlanan ''Maliye Politikası Reformu Raporu''na ilişkin yazılı bir açıklama yapan Ömer Bolat, yeni dönemde, reel ekonomi merkezli, sanayi ve üretim merkezli bir kalkınma hamlesi başlatılması gereğine işaret ederek, bunun için daha adil ve etkin bir vergi reformunun gerçekleştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Bolat, 2001 krizinden beri makro ekonomide kaydedilen olumlu gelişmelerin arkasında, kamu maliyesinde mali disiplinin ve mali sektörde rehabilitasyonun sağlanması ile beraber, özel kesimde sabit sermaye yatırımları ve verimlilikteki artışın yer aldığını ifade ederek, ''Kamu kesiminin katkısı, bütçe açıklarının ortadan kaldırılması, borç yönetiminin daha rasyonel bir yapıya kavuşması ve bilhassa enflasyonun tek haneli rakamlara indirilmesi ile sağlanmıştır'' dedi. Mevcut vergi sisteminin, ekonominin gelişmesine, tasarruf, yatırım ve istihdamın artırılmasına yardımcı olamadığı gibi, kayıt dışı ekonomiyi ve kayıt dışı istihdamı da cezbettiğini kaydeden Bolat, şöyle devam etti: ''Kayıt dışının önemli sebeplerinden birisi de, vergi kayıp ve kaçaklarının önlenememiş olmasıdır. Yapılan araştırmalara göre, kayıt dışı oranının yüzde 50 civarında olduğu düşünülü yor. Elbette ki kayıt dışını önlemek, sadece Maliye Bakanlığının çabası ile olamaz. Bunun için, devletin ilgili kurumları harekete geçmeli ve topyekün bir çalışma başlatılmalı.''
''İSTİHDAMIN ÜZERİNDEKİ VERGİ YÜKÜNÜN AZALTILMASI GEREKİYOR''
Ömer Bolat, günümüzdeki vergi sistemindeki ağırlığın, dolaylı vergiler üzerine kurulu olduğunu belirterek, ''Makro ekonomik göstergelerdeki iyileşmelerin istihdama yansıması için, istihdamın üzerindeki vergi yükünün azaltılması gerekiyor. OECD ortalaması yüzde 28 civarındayken, Türkiye yüzde 42,7 ile istihdam vergilerinin en ağır olduğu ülke konumunu devam ettiriyor'' dedi. Maliye politikalarında uygulanacak değişikliklerin, kayıt dışını azaltırken, istikrarın kalıcı olmasını sağlayacağını ve küresel rekabette sanayiciye rekabet gücü kazandıracağını ifade eden Bolat, sanayicilerin dünyadaki rakipleri ile rekabet edebilecekleri girdi maliyetleri oluşturulmasına ve uygun yatırım ortamının oluşturulmasına yönelik tedbirlere ihtiyaç olduğunu kaydetti.
''MİLLİ TASARRUFLARIN ARTIRILMASI ŞART''
MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat, bir taraftan bugüne kadar uygulanan programın kazanımlarını korumak, diğer taraftan, özel sektörün rekabet gücünü artıracak, mikro ekonomik tedbirler paketini oluşturacak yeni yol haritasının belirlenmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: ''Makro ekonomi politikalarında atılan adımlar Türkiye'ye şüphesiz güç katmıştır. Ancak, kalkınmanın finansmanını sağlamak ve bu durumu sürdürülebilir hale getirmek üzere milli tasarrufların artırılması şart. Bunun için de kamu maliyesi tedbirleri artırılmalı, sosyal güvenlik reformu yapılmalı, sermaye birikiminin tabana yayılacak şekilde gelişmesi esas alınmalıdır. Yeni dönemde, yeni bir kalkınma mimarisi ve yeni bir program şart. 60. hükümetin ekonomideki hedefi, istikrarın derinleştirilmesi, cari açık ve işsizliğin azaltılması, ayrıca mikro reformlarla üreten reel sektörün rekabet gücünün artırılması olmalıdır.''
MALİYE POLİTİKASI REFORMU RAPORU
MÜSİAD Araştırmalar ve Yayın Komisyonu tarafından hazırlanan ''Maliye Politikası Reformu Raporu''nda kamu harcamalarının GSMH içindeki payının hala yüksek olduğu ifade edilerek, ''Ülkemizin kamu maliyesinde yaşanan temel sorunların kısaca kamu kesiminin borçlanma gereği, kamu harcamaları ve kamu gelirleri cephesinde yaşanan disiplinsizliktir'' görüşü aktarıldı. Raporda, 1980'li yıllardan itibaren dolaylı vergilerin sürekli olarak artış gösterdiği, 1980 yılında yüzde 37 olan dolaylı vergi oranının 2006 yılında yüzde 73'e ulaştığı kaydedilerek, verimsiz, kalitesiz ve sağlıksız üretime yol açan kayıt dışı istihdamın artmasının en önemli sebebinin, sosyal güvenlik kuruluşlarına ödenmesi gereken prim ve sosyal amaçlı kesintilerin yüksekliği olduğu bildirildi. Yüksek oranlı sigorta primleri ve sosyal amaçlı fon ödemeleriyle artan iş gücü maliyetlerinin, işverenlerin ek işçi istihdamını engellediği, yeni yatırımlara ayrılabilecek kaynakları sınırladığı ve kaçak işçi istihdamını artırarak, kayıt dışını büyütmekte olduğu kaydedildi. Raporda, mali disiplinin sağlanmasının, ekonomik canlanmayı tetiklediği belirtilerek, canlılığın sürmesi için bölgesel, sektörel ve mikro seviyede hedeflere yönelik farklı bir yatırım teşvik sisteminin uygulanmasının şart olduğu ifade edildi.
MÜSİAD'IN VERGİ ÖNERİLERİ
Raporda, MÜSİAD'ın vergi önerilerinden bazıları şöyle sıralandı: ''Vergi oranları acilen düşürülmeli. Bu çerçevede bütçe açıklarının kapatılması için borçlanma rejiminin yerine kayıt dışı ekonomiyi, kayıt altına alabilmek için çalışma yapılması önerilebilir. Ücretler üzerindeki sosyal güvenlik primi ve vergi yükü toplamı (yüzde 43)yüzde 25'i geçmeyecek şekilde yıldan yıla yüzde 5'erlik dilimlerle azaltılmalıdır. Yıllık asgari ücret tutarını geçmeyen harcamalar gelir vergisi matrahından indirilmelidir. Gayrimenkul rantları vergilendirilmeli, ancak kişilerin oturmak maksadıyla sahip oldukları meskenler bu uygulamanın dışında tutulmalıdır. Basit usulde vergileme, damga vergisi ve BSMV kaldırılmalıdır. Stopaj oranları indirilmelidir. Vergi adaleti ile birlikte herkesten, mali gücüne, servet ve gelirine göre vergi alınması ilkesini sağlayacak bir vergi reformu gerçekleştirilmelidir. Gelir vergisi tabana yayılmalı, genel KDV yüzde 15 oranına düşürülmelidir. Vergiler, yatırım ve istihdamı caydırmamalı, artırıcı olmalı. İmalat sanayinde istihdam ve üretime yönelik yatırım indirimi mutlaka devam etmelidir. Vergi kanunları gözden geçirilerek, metinler kısa ve kesin hükümler ihtiva edecek şekilde sadeleştirilmeli, ilgililerin anlayabileceği bir dil kullanılmalıdır.''
|