Anasayfa     Günün Haberleri     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  09 Ocak 2026

   URFA'DA İSTİNAT DUVARI ÇÖKTÜ   URFA'DA İSTİNAT DUVARI ÇÖKTÜ   URFA'DA 400 KİŞİ YAKALANDI   URFA'DA 400 KİŞİ YAKALANDI   URFA'NIN CİĞERİ YANDI!   URFA'NIN CİĞERİ YANDI!   URFA'NIN CİĞERİ YANDI!   URFA'DA ÖNEMLİ ZİRVE   URFA'DA ÖNEMLİ ZİRVE   O BABA HALA BULUNAMADI   O BABA HALA BULUNAMADI   URFASPOR'U ÜZEN ŞOK HABER  



Site İçi Arama

Röportaj

ACILAR HALA TAZE

 Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinin üzerinden neredeyse iki yıl geçti. Şanlıurfa dahil 11 ili vuran bu felaket, milyonlarca vatandaşı etkilerken, on binlerce vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olmuştu.

Anket

URFASPOR 1.LİG'E ÇIKARMI?
EVET
HAYIR

Günün Manşetleri

Günün Fotoğrafı

Önemli Linkler

Hava Durumu

BİR SANDALYE HADİSESİ

20 Temmuz 2025 02:05

URFAPRESS Yazarı,Eğitimci-Yazar Beyhan KOCAMANEL yazdı.İşte o köşe yazısı...

BİR SANDALYE HADİSESİ


Bir hadiseyi kaleme almadan hemen önce yaptığım ilk şey konu üzerinde etraflıca düşünmek, en zor olansa o hadisenin yazmaya değer olup olmadığına karar verebilmektir.



Ardından gerekli araştırmaları yaparak önce toplum ve tabi kendi vicdan süzgecimde de en ufak tortu kalmayacak şekilde objektif süzme işlemim sonrasında işim, yazımın başına geçmektir.


Yazıyı yalnız anlamıyla buluşturmakla kalmayıp topluma vereceği faydayı da milimetrik olarak hesapladıktan sonra geriye kalan tek şey doğru tuşlara basabilme maharetidir. Bundan sonrası yazar için oldukça kolaydır.



Yazıda yapıyı fayda ölçekli planlayan yazarın kaleminden dökülen kelimeler ince bir işçilikle cümleyi oluşturmaya başlar. Anlamıyla vuslata eren her cümle dünya gerçeği ile de aynı düzleme oturtulduktan sonra büyük bir keyifle okurun dikkatine hazır hale getirilir.



Tüm bu aşamalar büyük bir titizlikle ele alınırken diğer yanda ‘’ yazıda giriş fikri geldiyse o yazı zaten gelişip bir sonuca varacaktır ‘’ dense de Hadise hadisesini ele aldığım bu yazımda durum pek öyle gelişmeyecek gibi…


“Değer mi yazmaya?’’ dercesine tüm caydırıcılığıyla işaret parmağımla olan göz temasını bırakmayan delete tuşuna rağmen an itibariyle yazıyı okuyor haldeyseniz biliniz ki toplum faydası düşüncem çok daha ağır basmış demektir.

Sahne şovu adı altında anadan üryan vaziyette sandalye üzerinde garip hareketler yapan bir kadın. Kadının adı Hadise. Arapça kökenli olan ismin kelime anlamı ise vaka, olay… İsim kendi içinde olay yaratan, dikkat çeken, gündem oluşturan anlamlarını barındırıyor.



Batının popüler kültür estetiğine göre ülkemizde sergilemeye çalıştığı sahne şovlarında yine batılı pop ikonlarını taklit etmeye çalışan Türk asıllı Belçika doğumlu bu şarkıcı için izlediklerim sonrası ne yazık ki kültürel arafta kalmış olmalı diye düşünüyorum. Bir aidiyet yarası olarak tanımlayabileceğim bu durumsa kültürlerin tam ortasında sıkışıp kalanlar için epey sıkıntılı olmalı.


Bu noktada şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki bizim kültürümüzde sanatın içinde yer alan kadın figürü kesinlikle bu değil! Olmamalı, olamamalı… Üstelik kendince sahne şovu olarak nitelendirdiği estetikten fersah fersah uzak bulduğum müzik ve beden hareketlerindeki müthiş senkronizasyon falsolarından hiç bahsetmeyeceğim bile…

Toplumdaki kadın algısını aşağıya çekerek, gözlerle tüketilen bir meta haline dönüştürme projesine su taşıdığının farkında olmayan Hadise isimli bu şarkıcı, bu amaca hizmetten başka ne yapıyor olabilir sizce? Örneklerini çoğaltabileceğimiz şekliyle bizleri kendi kültürümüzden uzaklara taşımadan gerçek aşk ve âşıkla buluşturan bir Neşet Ertaş veya duyguyu motif motif işleyerek, en derine kadar dinleyicisine sunan bir Sezen Aksu gibi müziği ile mi bizleri etkiliyor acaba?



Yoksa beni dinlemesen de olur beni izle yeter mi diyor bu arkadaş bizlere? Sahne şovu bir gösteri değil aynı zamanda o sanatçının kimliğini ve vermek istediği mesajını da yansıtan bir araçsa şayet, o halde Hadise’nin günlerdir konuşulan sandalye ile olan şu teşriki mesaisi bizlere ne anlatıyor, bilen söylesin derim.

Bana göre en başta kadın görsel bir tüketim malzemesidir diyor, Hadise bizlere… Estetik ve sanattan uzak, iğrenç denilebilecek dansıyla sanatın pekâlâ şovun çok ama çok gerisinde kalabileceğini de söylüyor tabi... İçinde bulunduğu toplumun sınırlarını zorlarken, sözde sanatçı olarak herhangi bir sorumluluk hissetmediğini de üzerine basa basa vurguluyor bizim bu sandalye sever show girl…



Dijital dünyada bu gün kadın, kazan kazan yöntemiyle herhangi bir içerik üretmeksizin akıl veya hizmet üzerinden değil, uzuvlar üzerinden yapılan pazarlama ve tutundurma taktiklerinin önemli bir parçası haline getirilmiş durumda. Oysaki kadını güzel kılan detaylar kol, bacak veya dudak kıvrımında değil sanılanın aksine; akıl, sadakat ve duruşunda saklıdır.!!! Beden parçalarına indirgenmiş güzellik tanımı ile kadın algısı günümüzde bir bütün olarak değil kol bacak vs. gibi parçalar halinde sunuma açılmış durumda ne yazık ki!


Toplumun mayasını oluşturan kadın bir zamanlar kutsal bir sırdı oysa SEVDA demekti kadın, asaletti, sadakatti, merhamet, güven demekti…’’



"Ey ay yüzlü kadın! Seninle omuz omuza olmak yalnız onur değil, zaferlerin de yarısıdır." dedirtirken kendine, cenk vakti cephede, sevda vakti göğüs kafeslerinin tam ortasındaydı bir vakit yeri... Mahrem, Antakya yöresine ait meşakkatli bir yemek tarifi sanılmaya başlandığından beri bazı başlıklar altında kadının anlamı da değiştirildi…


Sahi mahrem neydi?

Kutsal sayılan, gizli tutulan, saygıyla korunan demekti. O bitti… Son yıllarda gün be gün içi boşaltılan kavramlara her gün bir yenisi daha ekleniyor.

Sosyal mecrada ne ürettikleri ve pazara ne sundukları muamma, açık kapalı pek çok kadın figürü ile karşı karşıyayız şimdi.


Bir sabah silinmiş suratlarıyla yanlarında uyansanız korkacağınız, yüzlerdeki o kilolarca makyajlarıyla en janjanlı paketlerde nefsin hizmetine sunulan adına fenomen veya influencer denen bu kadınlar mahrem kelimesini çoktan tedavülden kaldırdılar bile.


Bununla birlikte, içinde bulunduğu koşullar gereği; yaşama tutunmak, evi, ailesi, kendisi için yine bu mecralarda emek, hizmet veya fikir üreten kadınlarımızsa her daim başımız üzerinde.

Başımız üzerindekiyle sandalye üzerindekini ayırt edebilmekse tabi yine senin, benim, bizim elimizde.


Yorum Ekle

Arkadaşına Gönder

Yazdır

Bu Kategorideki Diğer Haber Başlıkları

04.01.2026 05:30 · AZİZ ÇİFTÇİ YENİDEN BAŞKAN SEÇİLDİ

02.01.2026 06:22 · PAZARTESİ'NE KADAR OKULLAR TATİL

01.01.2026 01:28 · YENİ YILDAN BEKLENTİLERİM

27.12.2025 06:12 · HALİLİYE İSTANBUL'DA VİTRİNE ÇIKTI

26.12.2025 04:16 · URFA İSTANBUL'DA VİTRİNE ÇIKTI

24.12.2025 05:40 · ABAMOR DA ÖDÜL ALDI

22.12.2025 05:07 · URFA LİSTEYE GİREMEDİ!

21.12.2025 04:10 · UMUT SARIYAPRAK HAYATINI KAYBETTİ

21.12.2025 01:22 · ÜÇ AYLAR BUGÜN BAŞLIYOR

16.12.2025 06:33 · URFA LEZZETİ DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR

16.12.2025 06:30 · URFA LEZZETİ DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR

16.12.2025 06:15 · URFA'DA BÜYÜK BULUŞMA

14.12.2025 06:17 · ASLINDA MAĞARADA DOĞMAMIŞ

14.12.2025 05:05 · YENİ BAŞKAN KARAKUŞ OLDU

06.12.2025 05:08 · SABRİ DİŞLİ'YE TEŞEKKÜR PLAKETİ

02.12.2025 05:35 · URFA MEDYASINI ÜZEN HABER

25.11.2025 01:28 · URFA'YA ÖĞRETMEN ATAMA YAĞMURU

24.11.2025 07:35 · Göbeklitepe Film Festivali Sona Erdi

24.11.2025 06:29 · SİNEM DİŞLİ'NİN ESERİ İSTANBUL'DA

21.11.2025 05:40 · URFA'YI KAYBEDİYORUZ!

21.11.2025 05:15 · Göbeklitepe Film Festivali Başladı

20.11.2025 05:51 · NACİ GENÇKOL'UN BÜYÜK ACISI

20.11.2025 00:08 · KARA AİLESİNİN ACI GÜNÜ

18.11.2025 06:12 · "Bir HİKMET Hoca Geçti Bu Dünyadan"

17.11.2025 06:11 · HİKMET KARAKUŞ HAYATINI KAYBETTİ

15.11.2025 02:44 · "URFA ÖLMÜŞ AĞLAYANI YOK"

13.11.2025 06:39 · Göbeklitepe Film Festivali Başlıyor

04.11.2025 07:05 · FULYA ÖZTÜRK URFA'YA GELİYOR

02.11.2025 05:58 · URFA'DAKİ O GECEYE TEPKİLER ÇIĞ GİBİ

31.10.2025 05:33 · 60 YILDIR DEĞİŞMEYEN MANZARA

31.10.2025 05:17 · URFA FİLM FESTİVALİNE 3 ÖDÜL

29.10.2025 04:36 · URFA'DA TURİSTLERİN FAVORİSİ ŞILLIK

29.10.2025 03:47 · CUMHURİYET BİSİKLET TURU

29.10.2025 02:19 · HAC KURASI ÇEKİM TARİHİ BELLİ OLDU

29.10.2025 01:13 · KISAS'TA AŞURE ŞENLİĞİ DÜZENLENECEK

21.10.2025 04:07 · İŞ İÇİN ÇİN'E GİDİYORUM..

18.10.2025 06:51 · URFASPOR'DAN ALİ ÇİZMECİOĞLU'NA VEFA

04.10.2025 05:54 · FIRAT KENARINDAKİ İŞLETMEYE TEPKİLER

02.10.2025 06:15 · URFA'lı Aktivistten Destek Çağrısı

01.10.2025 02:45 · ÜNİVERSİTELER VE GENÇLIK

29.09.2025 06:18 · URFA'DA İNANILMAZ SAYGISIZLIK!

27.09.2025 00:45 · ASIRLIK MESLEĞİN SON TEMSİLCİSİ

25.09.2025 05:21 · Dünyanın Dengesini Değiştirelim!

25.09.2025 01:15 · NEVİN GÜLLÜOĞLU ANILDI

24.09.2025 02:12 · BALIKLIGÖL'E 32 MİLYONLUK YATIRIM

23.09.2025 03:09 · URFA İÇİN 2 YILDA TAMAMLANDI

23.09.2025 01:53 · GÖBEKLİTEPE ALMANYA'DA TANIITILACAKA

16.09.2025 05:30 · EN KÖKLÜ ŞEHİRLER BELLİ OLDU

14.09.2025 05:21 · URFA'DA ÇİĞKÖFTE NASIL YAPILIR?

14.09.2025 02:33 · İKİ TARİHİ BİNA RESTORE EDİLİYOR



Flash Haber

URFA'NIN CİĞERİ YANDI!

 Kurak geçen yaz mevsimi, üreticileri hayvanları erken kesime göndermeye zorladı. Kesimlik hayvan sayısındaki bu azalma, ciğer fiyatını hızla tırmandırdı. Şu anda kuzu ciğerinin kilogram fiyatı 800 TL'ye kadar çıkmış durumda.

Köşe Yazarları

İmam Hüseyin SAVAŞ

 

Ali ÇİZMECİOĞLU

 

Erkan GÖNCÜ

 

Osman Ataman BİNER

 

Beyhan KOCAMANEL

 

Mustafa ARISÜT

 

Op.Dr.Yusuf Vehbi OCAK

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

Anasayfa     Günün Haberleri     Sitene Ekle     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  09 Ocak 2026