02 Şubat 2012 09:17

HANGİSİ DAHA TEHLİKELİ



Ülkemizin huzurunu kaçıran silahlı ve silahsız terörden sözettigimi sanırım anlamışsınızdır.Büyük devlet adamı ATATÜRK hayattayken gelecek nesillere hitaben,kültür emperyalizmine karşı uyanık ve tedbirli olmalarını nasihat etmişti."Muallimler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır " derken egitimcilere gençleri bu istikamette donatmaları geregini ifade etmişti.Gördügümüz kadarıyla ne o egitimciler kaldı,ne de gençlik.Eger bir ülkeye egemen olmak istiyorsanız,önce kültürlerini unutturacaksınız.Nitekim papa 6.cı j.Paul ölmeden önce,"Türkiye islamın kalesidir,bu kalenin düşmesi gerekir" arkasından "Dokuzuncu Haçlı seferi silahsız olacaktır" diyerek,emperyal güçlerin ülkemiz üzerindeki emellerini açıkça ifade etmiştir.

Nitekim geçen yazılarımdan birinde sözetmiştim.Prof.Dr. Ümit Özdağ ile yaptığımız bir sohbet toplantısında,Hoca şunları söylemişti :"Türkiye üzerinde oynanan oyunların amacı,ülkemize Yuğoslavya modelini uyğulamaktır." "Siz bombayı,mayını dağlarda aramayın,en tehlikelisi hepinizin evinin baş köşesindedir."Aradan geçen zaman hocanın ne kadar haklı olduğunu gösterdi.

Geçen akşam televizyonda ürpererek bir proğram seyrettim.Saba TüMER ile ilahiyet profesörlerimizden Y.Nuri Yüce Kitabımız Kuran!ı Kerimin ayetleri üzerinde söyleşiyorlardı.Proğramı sürdüren bayan bir kaç hafta öncesinde ,karşısına aldığı Helin Avşara "Kaç yaşında milli oldunuz?" sorusunu yönelten kişiydi.Şimdi söyleyin Yüce Kitabımızın ayetlerinin tartışıldığı ortam bu mu olmalıyd?.Arada bir hocamız ,karşısındaki bayana Türkiye'nin en güzel kızlarından birisiniz (?) komplimanlarıyla kur yapmaktanda geri durmadı.Demek ki bilmek ayrı,inanmak ayrı bir şey.Zaten sayğının kaynağı da inançtır.Öyle bir döneme gelindiki,tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkanları yobaz,faşist,bu degerleri hiçe sayanları da çağdaş ve medeni olarak niteler olduk.T.V dizileri zaten çarpık ilişkili konuların ağırlıkta olduğu yayınlarla yeteri kadar tahribat yapıyor.Bunun sosyolojik sonuçları ortada.İstatistiklere bakın dağılan yuvaların,boşanmaların ,kadına karşı şiddetin ,taciz ve tecavüz suçlarının tepemizi aştığını görürsünüz.Bir silahlı terörist ben burdayım diyerek,bir kaç güvenlik görevlisini hedef alır,eger başarabilirse.Bir televizyonun açma dügmesi bir anda yetmiş milyon insanı hedef alır.ama sinsice,güya eglendirirken zehirliyerek.

1920 lerde Türkiye 'de görevli İNG. diplomat LORD CURZON ,hükümetine yazdığı raporda şöyle der:"Yaptığım araştırmalara göre,bu milleti birbirine bağlıyan çok güçlü manevi bağlar var,öncelikle bu bağların kırılması lazım ".Nitekim ünlü sosyoloğumuz ZİYA GÖKALP , Türkçülügün Esasları adlı eserinde kültürünü kaybeden milletlerin tarih sahnesinden nasıl yokolduklarını somut örneklerle anlatır.Hani tarihte onaltı devlet kurmuştuk.Hiç soran yokmu,bunun onbeşini nasıl yıktık diye.Bu durum karşısında vah zavallı ülkem demekten başka çarem yok sanırım.Karar sizin.