Şanlıurfa’da düğün sezonu açıldı mı, emin olun sadece gelin ile damat evlenmiyor; şahitler, misafirler, komşular, esnaf, mahalle muhtarı, berber, hatta düğün salonunun kapıdaki görevli bile kendini bir anda nikâh masasında bulabiliyor. Nikâh memuru şaşkın:
“Bir imza atacak olan kim, bir adım öne çıksın!”
Ama nerdeee!
Sanki ‘Toplu Sözleşme Yetki Tebliği’ okuyor gibi 30 kişi üşüşmüş masaya…
Eskiden ne güzeldi…
Kız tarafı bir büyüğünü çıkarırdı, erkek tarafı bir büyüğünü…
Maksat sade, temiz, mütevazı bir nikâh…
Şimdi ise maşallah, şahit sayısı sıra gecesi ekibini geçmiş durumda.
Artık nikâh törenleri mini miting gibi.
Memur “Şahitler?” diyor, sahneye bir anda belediye meclisi kadrosu yığılıyor.
Biri kolunda tespih, biri ceketini iliklemiş, biri yemin edecekmiş gibi kaşlarını çatmış…
Ciddiyet? Sıfır.
Poz isteği? Tavan.
Yetmezmiş gibi son moda: Hilal şekilli toplu fotoğraf.
Evet evet, yanlış duymadınız. Aile fertleri hilal yapıyor, gelin damat ortada…
Fotoğrafçı dron gibi sesleniyor:
“Hadi biraz daha açılalım, hilal bozuldu beyler"
Peki bu hilal pozunun anlamı ne?
Ailenin birlik ve beraberliği mi?
Yeni çiftin mutluluğu mu?
Yok efendim yok…
Millet diyor ki:
“Çevrem çok, gücüm çok, zenginliğim bol, sosyal çevrem maşallah!”
Yani hilal pozunun anlamı kısaca:
“Biz kalabalığız, yaklaşmayın.”
Ama kabul edelim…
Biz Urfalılar olarak düğün işini ciddiye alıyoruz.
Şahit sayısı mı?
Limit yok.
Fotoğraf şekli mi?
Hayal gücüne bağlı.
Gösteriş mi?
O iş bizde!
Sonuç?
Nikâh merasimi mi, aile tanıtım toplantısı mı, devlet protokolü mü belli değil ama…
Eğleniyoruz mu? Eğleniyoruz.
Gelin damat da gülüyor…
Şahitler de…
Hilal de tamam.
Daha ne olsun?
Bu yüzden diyorum ki:
Şanlıurfa’da nikâh sadece bir imza değil, sosyal medya etkinliği artı güç gösterisi artı kalabalıkla mutluluk kombinasyonudur.