SINAV DÖNEMİ
Merhabalar Sevgili Okur Dostlarım,
Yaklaşmakta olan iki büyük sınavı var evlatlarımızın LGS ve YKS. Sınav süreci öğrencilerimizin yanında hem öğretmenler hem de veliler için gerçekten çok zorlayıcı bir süreç. Bu dönemde çocuklarımızın, gençlerimizin hem akademik anlamda hem de psikolojik anlamda iniş çıkışları oldu. Süreç gereği bunu elbirliğiyle atlatmayı başardılar ya da biraz tökezleyip tekrar toparlayanlar olup yeniden yola koyuldular.
Önümüzdeki hafta itibariyle artık son dönemeçteyiz. Buradaki süreci doğru yönetebilenler sınavda gereken bilgi ve deneyimlerini gerektiği gibi kullanıp istedikleri hedefe ulaşabilecekler. Ancak bu dönemde sıkıntı yaşayacak olanlar, bunu sınava taşıyacaklardır mutlaka.
İşte tam da burada velilere çok iş düşüyor. Öğrencilerden çok onlar kaygı yaşıyorlar, çocuklarının durumunun ne olduğunun farkında olmadan en iyi yere yerleşsin istiyorlar. Bunun içinde şimdiden baskı yapmaya başladılar bile.
Bir öğrenci hastalanıp sınava girmesem mi demişti arkadaşına. Muhtemelen de sınavda ya karnı ağrıyacak ya midesi bulanacak çünkü bütün temennisi bu yönde çocuğun. Sebebi tabi ki ailenin beklentisinin çok yüksek olması…
Çocuğu denemelerde elli neti aşamamış bir veli, …..………….’da bir Hukuk kazansın diyor. Ya da bizim toplumumuzdaki klasik veli yaklaşımı hiç olmazsa bir öğretmenlik okusun diyor. Bu konuya tercih döneminde detaylı olarak değiniriz zaten. Ama keşke veliler de sabretse de çocuklar bir sınava girip çıksa da ondan sonra fikir yürütseler!
Bütün aile; amca, hala, teyze, kuzenler, komşular herkes sınav öğrencisine bir akıl verme derdinde. Bak işte sınavda böyle oku, soruları cevaplamadan geçme sonra dönmeyi unutursun, bir saniyeni bile boşa harcama, paragrafları defalarca oku daha iyi anlarsın ve
daha neler neler. Bu öğrencilerin öğretmenleri var, ayrıca okullarda ve tüm özel kurumlarda Rehberlik Servisleri var sizce onlar öğrencilere neler yapıp neler yapmayacaklarını söylemiyorlar mıdır?
Eğitimin içindeki insanların yönlendirmeleri mi doğru olacaktır yoksa oradan buradan duyduklarıyla bir şey bildiğini zannedenlerin yönlendirmeleri mi doğru olacaktır?
Sosyal medyadaki bilgi kirliliği hepimizin en çok rahatsız olduğu konulardan biridir bence. Ebeveynlerin çoğunu da takip ettiği ve işin ehli olmayan, reklam derdindeki, üç beş sertifikayla kendini eğitim koçu ilan eden insanların saçmalıklarına inanıyor maalesef. Bu arada gerçekten işinin erbabı olan, öğrencilerini ilmek ilmek işleyip onları sürekli merdivenin en üst basamağına taşıyan eğitim koçlarımızı tenzih ettiğimi belirtmek isterim. Onlar da zaten bu kalabalığın arasında kendilerini ifade edecek platform bulmakta zorlanıyorlar.
Sevgili ebeveynler, sınav öğrencilerinize bu süreçte kaygı yüklemeyin lütfen. En basiti geçen bir veli aynen şu cümleyi kullandı öğrencisinin yanında: Şimdiden uykularım kaçıyor, sınav yaklaştıkça heyecanım artıyor. Vallahi acıyorum çocuğuma nasıl baş edecek bu sınavla. Burada veli farkında olmadan çocuğunun bilinçaltına iki önemli mesaj gönderiyor. Birincisi o gün çok stresli olacaksın bunu yönetemeyeceksin ve başaramayacaksın bu senin suçun değil. İkincisi de ailem bu sınavı kazanmamı benden çok istiyor, annemin uykuları kaçıyor artık ya kazanamazsam onların yüzüne nasıl bakarım? Bu çocuğun sınava hangi duygularla gireceğini sizlere bırakıyorum.
Çocuğunuzun akademik hayatına ne kadar çok müdahil olursanız onun diğer özelliklerini ve yeteneklerini göremezden gelirsiniz. Çocuğunuzdan uzaklaşırsınız. Sonra kazanamadı, okumadı, diye emeklerinizi heba ettiğinizi düşündüğünüz çocuğunuzdan yakınır durursunuz.
Sene başından bu yana birçok velinin çocuğuna olan yaklaşımı: Kendi istek, arzu ve hayalini kurduğu ancak başaramadığı hayatı başarma
yükünü çocuklarının omuzuna yükledi. Hem de onun sınav stresini anlamadan, hangi dersten ne kadar eksiği olduğunu bilmeden, ondan istenen okulu ya da bölümü kendisinin isteyip istemediğini sormadan… Hiç olmazsa sınavdan önceki bu süreçte çocuklarımızın yükünü biraz azaltalım.
Evdeki rutin düzeni aşırı derecede değiştirmeyelim, çocuklarımızın en çok ihtiyacı olan şey: Sınav sonucu ne olursa olsun ailesinin gözündeki yerinin, kalbindeki sevgisinin değişmeyeceğini bilmektir. Kimseyle kıyaslamayalım ve çocuğumuza güven duygusunu hissettirelim. Bu dönemdeki desteğimiz çocuğumuzun hayatının geri kalanında gerçekten onun için bir motivasyon olacaktır.
Sınava girecek evlatlarımızın hepsine zihin açıklığı diliyor, gönüllerinden geçen yerlere yerleşmelerini temenni ediyorum.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sevgi ve huzurla kalın.
|