DERTLENME DERTLENİRSİN

25 Mayıs 2026 07:44

URFAPRESS.NET yazarı,Eğitimci-Yazar Ayten DOĞAN yeniden sizlerle.İşte o köşe yazısı: 

DERTLENME DERTLENİRSİN

Merhabalar Sevgili Urfapress Okurları,

Uzun süredir ara verdiğim yazılarıma yeniden başlıyorum . Gönülden dile kurduğumuz sevgi, saygı ve anlayış bağımızın daimi olması dileğiyle yine, yeniden diyelim hep birlikte.

Yaşadığımız sürece, hepimizin hayatında inişler çıkışlar olmuştur mutlaka. Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu zaman bazılarımız gittikçe batağa saplanır, bazılarımız da hemen bir çıkış yolu bulup kurtulur. Edindiği yeni deneyimleriyle, kendine kattığı güven duygusuyla hayatı belki de eskisinden daha güzel bir hal alır.

Hepimiz isteriz ki bütün işlerimiz rast gitsin, hep mutlu olalım, bizim ve yakınlarımızın gözüne yaş, ayağına taş değmesin; böyle olan var mı aramızda merak ediyorum doğrusu?

Aslında bugün özellikle değinmek istediğim konu, yaşadıklarımız değil onlara olan yaklaşımınızın, bakış açınızın sizi nereye götürdüğü ya da nelerden mahrum bıraktığı. En küçük bir olumsuzlukta bile karalar bağlayıp, hayatınızı zindana mı çeviriyorsunuz yoksa ne olursa olsun mücadeleci bir ruha mı sahipsiniz?


İnsanız ağlarız da üzülürüz de bunlar tamamen insani duygular, mesele bu duygulara saplanıp kalmamakta.

İnsan zihninin çok ilginç bir çalışma mekanizması var. En son gündemde tuttuğunuz, zihninizi meşgul ettiğiniz konu onun yerine başka bir gündem gelmediği sürece onu daha çok büyütür, çoğaltır, içinden çıkılmaz bir hale getirir.

Etrafınızdaki insanları şöyle bir düşünün bakalım. Bazıları başlarına gelen olumsuzlukları gülerek anlatır, sorunları ciddiye almaz, bir umut ışığı gördükleri zaman ona dört elle sarılır tam aydınlığa çıkıncaya kadar mücadele eder. Ne mi olur sonuçta? Yaşananlar sadece birer anı olarak hatırlanır.

Bazıları da ağlar da ağlar, anlattıkça anlatır. Her anlattığında başka başka şeyleri dert eder, kahrolur. İşler iyice saç yumağına döner, eli ayağı birbirine dolanır, algıları kapanır, gözünün önündeki seçenekleri görmez ya da düşünmeden hareket edeceği için doğru seçeneği bulamaz. Ondan sonra da başlar bütün belalar niye başıma geliyor, diye söylenmeye.

Sen zaten yaşadığın olumsuzlukları bela olarak görürsen, isyan edersen her şey bela olur, ayağına dolanır.

İşte burada işin içine sabır ve tevekkül giriyor. Sabretmeyi bilmek büyük bir erdemdir. Sabredip elinden geleni yaptıktan sonra sonucu beklemek tevekkül etmektir. Bu bir kaçış değil en huzurlu sakin bekleyiştir, teslimiyettir.

İki gün önce lösemi tedavisi gören bir çocukla görüntülü konuştuk. Çocuğun gözlerindeki yaşama sevinci, geleceğe dair planları, her şeye ve herkese sevgiyle yaklaşımı beni çok etkiledi. Hiç okul görmemiş, hep evde eğitim desteği almış. Öğretmenleri de sağ olsun ara sıra onu sınıfla görüntülü konuşturmuşlar. Çocuk, öyle bir bahsediyor ki benim sınıf arkadaşlarım da var, diye sanırsın sabahtan akşama kadar birlikte oyun oynuyorlar. Heyecanlı, mutlu, onlarla bir araya gelmemenin hayalini kuruyor. En çok da görüşmeyi sonlandırırken söylediği söz beni çok duygulandırdı. İyileşince bize geleceksin değil mi? Yani çocukta karamsarlık yok, iyileşeceğine dair umudu tam ve gelecekle ilgi planlama yapabiliyor. Kaç yetişkin onun gösterdiği tevekkülü gösterirdi acaba?

Şimdi o çocuk dediğinizi duyar gibiyim. Biz de çocuktuk, korkusuz, umut dolu, heyecanlı, tuttuğunu koparan birer savaşçıydık. Kendimize yüklediğimiz olumsuz duygulardan sonra bu hale geldik. Korkunun ecele faydasız olduğunu bildiğimiz göre son nefesimize kadar yaşamımızı en kaliteli hale getirmek kendimize yapacağımız en büyük iyiliktir.

Hepimizin, sorunlarımızla, acılarımızla, kayıplarımızla, hastalıklarımızla mücadele ederken onların sadece bir süreç olduğunu, geçici olduğunu ve mutlaka sonunda baharın gelip çiçeklerin açacağını umut etmesi sabrın en kıymetli meyvesine yakınlaştırır bize. Bu meyvelerin lezzetine varmamızı diliyorum dostlarım.

Ayrıca hepimizin yaklaşmakta olan mübarek Kurban Bayramımızı kutluyor, bütün insanlığa barış, huzur, mutluluk, sağlık getirmesini diliyorum.

Sevgi ve huzurla kalın...