BİR AÇIKLAMA DA ÖZEL'DEN GELDİ

22 Mayıs 2026 04:35

Özel, mutlak butlan kararının çıkmasının ardından yargıtaya başvurduklarını söyledi ve şöyle konuştu: 

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36.(BAM) Hukuk Dairesi tarafından, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar vermesinin ardından CHP'de Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti Genel Merkez binasında Özgür Özel başkanlığında toplandı.


 


Yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, butlan kararına tepki göstererek, "Bu mesele bizim değil, milletin meselesidir. Bu savaş bize değil, millete karşı açılmıştır. Bu darbe bize değil, millete yapılmıştır. Bu darbe milletin Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet Cumhuriyet'in en büyük kazanımı olan sandığa, seçme ve seçilme hakkına karşı yapılmıştır" dedi.


 


“YARGITAY'A İTİRAZIMIZI YAPTIK, YÜKSEK SEÇİM KURULU'NA BAŞVURACAĞIZ”


 


Özel, mutlak butlan kararının çıkmasının ardından yargıtaya başvurduklarını söyledi ve şöyle konuştu:


 


“Biz bugün ilk itirazımızı, tedbir kararının kaldırılması da içerecek şekilde Yargıtay'a harcını da yatırarak süresi içinde yaptık. Yarın Yüksek Seçim Kurulu'nun bize vermiş olduğu, İstanbul'daki kayyım kararlarının üstüne, defalarca aldığı istikrarlı kararlarla yaptırmış olduğu kongre sonucunda verdiği mazbataya sahip çıkması için Yüksek Seçim Kurulu'na başvuracağız. Yüksek Seçim Kurulu'na yaptığımız başvuru, Yargıtay'a tedbirin durdurulmasına yönelik yaptığımız başvuruların en acil, en hızlı şekilde ele alınarak YSK'nın Anayasa'da 79'ncu maddede kendisine münhasır tanınan görev-sorumluluk alanına sahip çıkmasını, kendisine sahip çıkmasını, siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz.”


 


"ŞANLIURFA BAROSU'NUN İLK AÇIKLAMAYI YAPMASI KIYMETLİ"


 


Şanlıurfa Barosu'nun mutlak butlan açıklamasına değinen Özel, “Muhalefet bugün akşam gösterdiği dayanışmayla öyle sınıfı falan geçmemiştir. Öyle yazan-çizen var. Muhalefet tarihe geçmiştir bu akşam. Şanlıurfa Barosu’nun ilk açıklamayı yapması ve takip eden Türkiye’de onlarca baronun peşi sıra yaptıkları açıklamalar kıymetlidir. Sendikaların, meslek örgütlerinin, sivil toplum örgütlerinin peşi sıra yaptıkları açıklamalar bu geceyi bir matem, bir yas, bir kara geceden bir umut gecesine hızlı şekilde dönüştürmüştür” dedi.


 


Özel, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.


 


ŞANLIURFA BAROSU'NUN AÇIKLAMASI 


 


Şanlıurfa Barosu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer vermişti:


 


"Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36.(BAM) Hukuk Dairesi tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı; hukuk devleti ilkeleri, demokratik temsil anlayışı ve siyasi partilerin iç işleyişine ilişkin temel güvenceler bakımından ciddi soru işaretleri yaratmıştır.


 


Söz konusu kurultayda delegelerin özgür iradeleriyle gerçekleştirdikleri seçim sonucunda parti yönetimi belirlenmiş, aradan geçen süre boyunca oluşan irade doğrultusunda parti organları görev yapmış, yerel seçimlere girilmiş ve milyonlarca yurttaşın siyasi tercihini etkileyen kararlar alınmıştır. Bu nedenle, tamamlanmış ve sonuçları uzun süredir uygulanmakta olan bir kurultayın mutlak butlanla yok hükmünde sayılması; hukuki güvenlik, kazanılmış haklar ve demokratik meşruiyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.


 


Mutlak butlan müessesesi, ancak çok istisnai ve ağır hukuka aykırılık hallerinde uygulanabilecek bir yaptırımdır. Demokratik katılımla gerçekleşen ve siyasi sonuçları fiilen hayata geçmiş bir kurultayın tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması, ölçülülük ilkesini aşan ve seçilmiş iradeyi yok sayan bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.


 


Demokratik toplumlarda siyasi partilerin yönetimi esas olarak üyelerinin ve delegelerinin iradesiyle şekillenir. Bu iradenin yargısal yorumlarla ortadan kaldırılması, yalnızca bir siyasi partiyi değil, seçme ve seçilme hakkının kullanımını ve demokratik siyasal yaşamı da doğrudan etkilemektedir.


 


Yargının görevi demokratik iradeyi ikame etmek değil, hukukun üstünlüğünü güvence altına almaktır. Bu nedenle verilen kararın, hukuki olduğu kadar siyasi ve toplumsal sonuçları bakımından da yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.


 


Hukukun, demokratik siyasetin önünü açan; halkın iradesini koruyan ve hukuk güvenliğini sağlayan bir işlev üstlenmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor, yargı kararlarının toplumun adalet duygusunu güçlendirecek nitelikte olması gerektiğini vurguluyoruz."