Şanlıurfa kalesi yıkılıyor

25 Şubat 2006 11:34

Şanlıurfa’nın tarihi Balıklıgöl bölgesinde bulunan, mancınık denilen sütunlarından Hz. İbrahim Peygamber’in ateşe atıldığı söylenen Urfa kalesi yıkılmaya yüz tuttu.
Müslüm ABACI
ŞANLIURFA – Şanlıurfa’nın tarihi Balıklıgöl bölgesinde bulunan, mancınık denilen sütunlarından Hz. İbrahim Peygamber’in ateşe atıldığı söylenen Urfa kalesi yıkılmaya yüz tuttu.
Şanlıurfa Kalesinin inşa tarihi hakkında kesin bilgi bulunmadığını belirten Araştırmacı Yazar Sanat Tarihçisi olan Harran Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr. Cihat Kürkçüoğlu, “Şanlıurfa kalesinin geçtiğimiz dönemlerde belli bölümleri restore edilmiş ise de, Urfa kalesinin özellikle yıkılma tehlikesi gösteren kuzey-doğu köşedeki arslanlı burcun ve sütunların ivedilikle onarılması gerek. Zaten kalenin 812-814 yıllarındaki Arap istilası döneminde şehir surlarının yeniden inşa edilmesi sırasında yapılmış olduğu tahmin edilmektedir. Tarihi kaynaklarda kalenin adına ilk kez XI.y.y. başlarında rastlanılmaktadır. Kale üzerindeki korint başlıklı iki sütunun İbrahim Peygamber’in ateşe atılması sırasında kullanılan Mancınık olduğuna halk arasında inanılmaktadır. Evliya Çelebi, Urfa kalesinden şu şekilde söz eder; ‘Kalenin batıya açılan gayet sağlam ve kuvvetli bir demir kapısı vardır. Burada 20 kadar ev vardır ki Dizdarağa bu evlerde oturur. 200 kadar neferi, cephanesi, buğday ambarı ve sarnıçları vardır. Kale kapısının iç kısmında minareli ve küçük bir mescidi vardır. Hz.İbrahim’in mel’un Nemrut’u ateşe attırdığı mancınık bu kalenin içinde durur iki tane teknik sütundur’. Evliya Çelebi’nin kalede mevcut olduğunu söylediği, evler, ambarlar, sarnıçlar ve mescid günümüzde toprak yığını olup sadece iki sütun ayaktadır. Kalede Bizans ve İslami devirlere ait temel halinde çok sayıda yapı kalıntısı bulunmaktadır. Bizans İmparatoru Jüstinyen’in kaleyi esaslı bir şekilde tamir ve tahkim ettirdiği bilinmektedir. Haçlı Kontluğu, Selçuklular, Eyyubiler, Memluklar, Akkoyunlular ve Osmanlılar dönemlerinde çeşitli onarımlar geçiren kalenin kuzey, doğu ve güney cephelerinde bu dönemlere ait onarım kitabeleri vardır” dedi.
Rapor dikkate alınmalı
Harran Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr. Cihat Kürkçüoğlu, “Geçtiğimiz yıllarda Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden Prof.Dr. Ali Sayıl Erdoğan, Yrd.Doç.Dr.Arif Gürel, Arş.Gör. Nilay Kaya ve benim de içersinde bulunduğum heyet, kalede incelemelerde bulunmuş, özellikle yıkılma tehlikesi gösteren kuzey-doğu köşedeki arslanlı burcun ve sütunların ivedilikle onarılması gerektiğine dair raporumuzu Şanlıurfa Valiliğine sunmuştuk. Aradan yıllar geçmesine karşın, söz konusu rapor ciddiye alınarak her hangi bir girişimde bulunulmadı. Kuzey-doğu burç ve kale sütunları yıkıldığı takdirde taş yığınları hemen aşağıdaki yol üzerine dökülecek ve burada gezinen turist gruplarının can kaybına neden olabilecektir. Bu kadar önemli bir konunun ciddiye alınmayışındaki mantığı anlamakta zorlandığımı ifade etmeliyim. Urfa’nın simgesi kale sütunları ve burçları yıkıldığında belki yeniden yapılabilir. Ancak, ölen canlar tekrar diriltilebilir mi ?” diye konuştu.
Vali gereğini yapmalı
Kültür Turizm Bakanlığında yeterli ödeneğin bulunmayışı mazereti arkasına sığınmanın ölecek canlar karşısında vicdani rahatlılık sağlayamayacağı gerçeğini herkesin çok iyi anlaması gerektiğini belirten Kürkçüoğlu, bu nedenle, geçtiğimiz yıllarda Vali Muzaffer Dilek tarafından Hızmalı Köprü’ye yapılan acil restorasyon müdahalesinin bir an önce Urfa Kalesine yapılması gerektiğini, Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan’ın bu konuyu dikkate alması gerektiğini ve restorasyon çalışmaları başlayıncaya kadar acil önlem olarak, kuzey-doğu burcun ve sütunların aşağısındaki yolun hiç değilse insan trafiğine hemen kapatılması gerektiğini, çünkü yıkıntılar altında kaybedilecek bir canın, buraya harcanacak paradan çok çok daha değerli olduğunu söyledi.