| "BIÇAK KEMİĞE DAYANDI" | ||
|
29 Temmuz 2010 18:05 |
||
| "BIÇAK KEMİĞE DAYANDI"... | ||
|
BIÇAK KEMİĞE DAYANDI İŞ YÜKÜ ALTINDA EZİLİYORUZ PTT Personelinin dayanacak gücü kalmadı, 4000 PTT işyerinde iş yavaşlatıyoruz. PTT Genel Müdürlüğü, 140 kurum ve kuruluşla bu güne değin 170 ayrı sözleşme imzalamıştır. Bankalara ait kredi kart ödemeleri, yurt içi yurt dışı havale kabul/ödeme, döviz alım satım işlemleri, hızlı para transferi, posta çeki yatırma, aktarma, ödeme, tüm belediyelerin emlak vergisi kabulü, tüm illerin elektrik, su fatura tahsilâtı, doğal gaz fatura tahsilâtı, emekli maaşı ödenmesi, SGK ödemeleri, yaşlılık ve sakatlık maaş ödemeleri, sigortacılık, borsa işlemler, milli piyango bileti satışı ve ikramiye ödeme işlemleri, her türlü posta, koli, kargo gönderisinin kabulü, smart kart satışı, trafik cezalarının tahsil işlemleri, Türk Telekom ve cep telefon faturaları tahsilât işlemleri, bankaların aracılık hizmetleri, ADSL ve Kablo TV abonelik işlemleri, şans oyunları, TCDD bilet satışı gibi tüm işlemeler PTT gişe memurları tarafından iş yerlerinde vatandaşa hizmet olarak verilmektedir. Kısacası PTT, kozmetik ürün firmalarından Derneklere hizmetlerine kadar geniş yelpazede iş görüyor.bu geniş yelpaze, PTT’ye herhangi bir kazanç getirmediği gibi, kafa karışıklığına ve memurun boşa enerji harcamasına neden olmaktadır. PTT gişelerinde ödeme ve tahsilât işlemlerinin yoğun olduğu ayın 15 ile 30’u arasında bir memur tarafından günde ortalama 250-400 adet işlem yapılmaktadır. Bazı iş yerlerinde bu sayı 800’e kadar çıkmaktadır. Örneğin Ankara Kızılay merkezli Türkiye’nin en büyük bankasının gişelerinde günlük ortalama 100-200 işlem yapılırken, Kızılay PTT’deki bir PTT Merkezinde günlük 450-750 adet arasında işlem yapılmaktadır. PTT Genel Müdürlüğü yayınladığı Hizmet Standartları Çizelgesi ile Gişe Memurlarına vatandaşın yüzüne bakacak fırsatı bile tanımıyor. Söz konusu çizelge vatandaş ile memuru karşı karşıya getiriyor. Bu çizelgeye göre, Türk Telekom, cep telefonu, doğalgaz, su, elektrik fatura tahsilâtı vb. işlemleri gerçekleşme süresi maksimum 30 saniye, emekli maaş ödemeleri, prim tahsilâtı gibi işlemler 3 dakika olarak belirlenmiştir. Gişe memuru en çok 30 saniyede faturayı tahsil edip, vatandaşı gönderemez ise Vatandaşın memuru şikâyet etmesi teşvik ediliyor. Memurlar e-mail veya vb yöntemlerle yapılan şikâyetler nedeniyle mağdur olmaktadır. Yasaya göre günde 8 saat, yani 480 dakika çalışması gereken bir gişe memurunun 200 farklı hizmet menüsünde 400 işlem yapabilmesi için insani ihtiyaçlarını karşılamaması, tuvalete gitmemesi hatta su içmemesi gerekmektedir. PTT yönetimi emekçileri insan değil bir robot gibi görmektedir. Çizelgedeki süreler hesaplanırken iş gereği yapılan görüşmeler, vatandaşla yaşanan sorunlar, insani ihtiyaçlar, yorgunluğa bağlı dikkat dağılması ve diğer faktörler hesaba katılmamıştır. PTT yönetimin belirlediği standardın altına düşen emekçilerin sicili düşürülmekle, sürgün ve disiplin cezası ile tehdit edilmektedir. PTT’de yasayla belirlenmiş çalışma süreleri değil; iş ne zaman biterse mesai de o zaman biter kuralı uygulanmaktadır. PTT iş yerlerinde günlük çalışma süreleri yasalara aykırı olarak günde 10-12 saate kadar çıkmaktadır. Saati 1,15 kuruş tutarındaki ayıplı Fazla çalışma ücreti de ödenmemektedir. PTT çalışanlarının bu çalışma koşulları karşısında dayanacak gücü kalmamıştır. İtiraz edildiğinde ise “Beğenmiyorsan gidersin, bu işi ayda 600-700 liraya yapacaklar var denilmektedir” Bizler ölümle, hastalık arasında tercih yapmak zorunda değiliz. Bizlere dayatılan bu kölelik koşullarını kabul etmiyoruz. Rakamlar da çözüm de ortada! PTT emekçilerinin üzerindeki yükü anlayabilmek için bazı rakamlara bakmak gerekiyor. Yaklaşık 82 milyon nüfusa sahip olan Almanya’da 145 bini dağıtıcı olmak üzere 536 bin posta çalışanı var. Yaklaşık 61 milyon nüfusa sahip olan Fransa’da 133 bini dağıtıcı olmak üzere 267 bin posta çalışanı var. Yaklaşık 60 milyon nüfusa sahip olan İngiltere’de 92 bini dağıtıcı olmak üzere 176 bin posta çalışanı var. Türkiye’nin nüfusu 71 milyon. Posta dağıtıcı sayısı 11 bin, toplam çalışan sayısı 29 bin 142. Bu rakama bir de Türkiye’nin coğrafi durumunu, yerleşim yerlerinin konumunun örneğin Almanya veya Fransa ile karşılaştırmasını ekleyin ve PTT emekçilerinin çektiği çileyi hesaplayın. Türkiye’de bir Postacıya 74 Km2 alan düşerken, Almayada’2,5 km2 alan düşmektedir. Türkiye’de 6500 kişiye bir postacı düşerken, Almanya’da 570 kişi düşmektedir. Son beş yılda PTT’ye 5324 kişi alınmış, emekli olanlar ise bunun iki katı. Posta dağıtıcıları adeta köle gibi çalıştırılıyor. Sanki 21. yüzyılda değil de ilkel çağlarda yaşıyoruz. Posta dağıtıcıları, haftada 6 gün çalışıyor, resmi ve dini bayramlarda tatil yapamıyor, yasal hakları olan yıllık izinlerini bile kullanamıyorlar. Sürekli fazla çalıştırma yaptırılıyor. Bütün bunların karşılığında PTT emekçilerine saat başına 1.15 kuruş fazla mesai ücreti veriliyor. AKP hükümeti emekçilerle dalga geçiyor. Mesai kavramı olmadan çalışan posta dağıtıcılarının mesaisi işten çıkıp eve gidince bitmiyor. Posta dağıtıcıları akşam eve iş götürüyor, gündüz dağıttıkları kayıtlı gönderilerin deftere işlemesini evde çocuklarıyla ve eşleriyle yapıyor. PTT personelinin iş yükünü azaltacak ve PTT’nin verdiği hizmetin kalitesini artıracak çözüm kadrolu personel istihdamını artırmaktır. Ancak AKP Hükümeti ve PTT Genel Müdürlüğü sorunların çözümünü taşeronlaştırmada ve özelleştirmede görmektedir. PTT’yi Anonim Şirkete dönüştürmeyi ve PTT hizmetlerini serbest piyasa açmayı düzenleyen Posta Hizmetleri Yasa Tasarısı Bakanlar Kurulunda imzaya açılmıştır. PTT Genel Müdürlüğü sorunları çözmek yerine dayatmacı ve baskıcı politikalarla PTT emekçilerini hayatını zindana çevirmiştir. PTT yönetiminin bu insanlık dışı yönetim anlayışına karşı hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanıyoruz. Bugün Posta İşleme Merkezleri’nde işe bir saat geç başlıyoruz, PTT Merkez ve Şubelerinde de gişe işlemlerini süreye göre değil mevzuata göre yapacağız. AKP Hükümetine ve PTT Genel Müdürlüğüne sesleniyoruz. PTT emekçilerinin bu çalışma koşullarına dayanacak gücü ve sabrı kalmamıştır. 30 Ağustos 2010 tarihine kadar bekleyeceğiz.30 Ağustos Günü PTT emekçilerinin sorunlarının çözümü için somut adımlar atılmaz ise Sonbaharda Greve gideceğiz. PTT emekçilerinin çalışma koşullarını iyileştirmeden hizmetin kalitesini artıramazsınız. Verdiğimiz hizmetten vatandaşlarımızın memnun kalması herkesten önce bizi mutlu eder. Ancak biz mutlu olmadığımız sürece verimliliğin ve hizmet kalitesinin artması mümkün değildir. Hiçbir maddi değer insan sağlığı ve hayatından önemli değildir. PTT’ye 2010 içinde yeterli sayıda kadrolu personel alınmalıdır. İlk şartımız budur. Posta Hizmetlerinin Taşeronlaştırılmasına son verilmelidir. Kuralsız ve fazla çalıştırmaya son verilmeli, baskı, korkutma, sindirme, tehdit ve zorbalık gibi yönetim anlayışından vazgeçilmeli, Emekçilerin kazanılmış yasal ve anayasal haklarına saygı gösterilmelidir. Adı sanı bilinmeyen şirketlerle hizmet sözleşmesi imzalanmasına son verilmeli, var olanlar iptal edilmelidir. PTT’nin Asli görevi olan Posta hizmetleri geliştirilmelidir. PTT’yi Anonim şirket yapıp, özelleştirmeyi amaçlayan yasa taslağı derhal geri çekilmeli ve Meclise gönderilmemelidir. Bu çağrımıza yanıt verilemezse, Haber-Sen fiili ve meşru mücadelesini yükseltecektir. PTT emekçileri, iş bırakma ve grev dâhil tüm demokratik haklarını kullanacaktır! 30.07.2010
KESK HABER-SEN URFA İL TEMSİLCİLİĞİ
|
||