| ŞAİR NABİ'yi tanıyormusunuz? | ||
|
|
28 Ekim 2008 13:48 |
|
| İŞTE ŞAİR NABİ... | ||
|
ŞAİR NABİ'Yİ TANIYORMUSUNUZ?
28 Ekim 2008 13:43 İŞTE ŞAİR NABİ... Nâbi Hayatı 1642 senesinde , Şanlıurfa'da doğan Yusuf Nâbi yokluk ve sefalet içinde yaşayarak büyümüş, 24 yaşındayken de İstanbul'a gitmiştir. Burada eğitimine devam eder, şiirleri ile tanınmaya başlar. Paşa vefat edince ise Halep'e gider. İstanbul'da geçirdiği dönemde birçok önemli isimle arkadaşlıkları olmuş, sarayla da bazı ilişkiler kurmuştur. Bunun da etkisiyle, Halep'te geçirdiği yıllarda (yaklaşık 25 yıl) devletin sağladığı imkânlarla rahat bir hayat sürdürmüştür. Eserlerinin çoğunu Halep'te geçirdiği bu yıllarda kaleme almıştır. Daha sonra arasının da iyi olduğu Halep Valisi Baltacı Mehmet Paşa sadrazam olunca Nâbi'yi yanına aldı. Bu dönemlerde Nâbi Darphane Eminliği, Başmukabelecilik gibi görevlerde bulundu. Ayrıca, bazı kaynaklara göre Nâbi aynı zamanda çok güzel bir sese sahipti ve müzik konusunda da fazlasıyla başarılı idi. "Seyid Nuh" ismiyle bazı besteleri olduğu bilinir. Nâbi, İstanbul'da 1712 yılında vefat etti.Nabi bazı kaynaklara göre ispirliydi. Dönemi, Çalışmaları Nâbi Osmanlı'nın duraklama devrinde yaşamış bir şairdi, yönetim ve toplumdaki dejenerasyona ve bozukluklara şahit oldu. Çevresindeki bu negatif olgular onu didaktik şiir yazmaya itmiş, eserlerinde devleti, toplumu ve sosyal hayatı eleştirmesine neden olmuştur. Ona göre şiir hayatın, karşılaşılan sorunların ve günlük yaşamın içinde olmalı, hayattan, insandan ve insanî konulardan izole edilmemelidir. Bu yüzden şiirleri hayat ile alâkalı, çözümler üretmeye çalışan, yer yer nasihatta bulunan bir yapıdadır. Eserlerinin herkes tarafından anlaşılması ve hayatla iç içe olmasını istemesindendir belki de, kullandığı dil yalın ve süssüzdür. "Bende yok sabr-ı sükûn, sende vefadan zerre, İki yoktan ne çıkar fikredelim bir kere." Na ve bi kelimeleri arapça ve farsçada 'yok' anlamına gelmektedir.Bu beyitte Nabî mahlasının oluşumunu belirtmektedir. Başlıca Eserleri · Dîvân · Hayriye · Hayrabâd · Tuhfetü'l Haremeyn · Surname · Fatihnâme-i Kâmaniçe · Zeyl-i Siyer-i Veysi Ey nâme sen ol mâh-likaadan mı gelürsün - Ey nâme sen ol mâh-likaadan mı gelürsün Ey nâme sen ol mâh-likaadan mı gelürsün Ey hüdhüd-i ümmîd Sebâ'dan mı gelürsün Âlûde-i hûndur yine dâmân ü girîbân Ey gamze-i hûn-hâr gazâdan mı gelürsün Şevkin var alub satmağa erbâb-ı niyâzı Sevdâ-geri-i sûk-i Minâ'dan mı gelürsün Teşrîfe bu şeb va'di var ol şem'-i ümîdin Ey hâb-ı siyeh-baht aşâdan mı gelürsün Bu secde-i bî-hûde nedir her kademinde Ey hâme-i bî-mağz likaadan mı gelürsün İtmiş sana dil-hastelerin hâleti te'sir Ey çeşm-i siyeh dâr-ı şifâdan mı gelürsün Her bir yere mûyundan akar âb-ı letâfet Deryâ-yı letâfetde şınâdan mı gelürsün Zâhid bizi tahvîf ile teşvîşe düşürme Sen mahkeme-i rûz-i cezadan mı gelürsün Bilsem ne içün varmış idin kûyuna ey eşk Tahrîk-i gazabdan mı recâdan mı gelürsün Nâbî gazeli gibi hoş-âyendeliğin var Ey bâd-ı revân-bahş Ruhâ'dan mı gelürsün Açıklama: Mef'ûlü mefâîlü mefâîlü faûlün Gül gül-şeni terk eyledi sohbet sana kaldı Gül gül-şeni terk eyledi sohbet sana kaldı Bülbül yine meydân-ı mahabbet sana kaldı Ferhâd ile Kays eyledi ber-çîde metâın Ey dil ser-i bâzâr-ı melâmet sana kaldı Biz dâiye-i vuslat ile hâki reh olduk Ey bâdı sabâ lûtf u mürüvvet sana kaldı Târîki-i isyana esiriz bize çâre Ey âh-ı seher-gâh nedamet sana kaldı Mest eylemeğe âlemi sahbâ-yı suhandan Ey hâme-i Nâbî yine himmet sana kaldı Şair; Nabi Açıklama: Mef'ûlü mefâîlü mefâîlü faulün ----------------------------------------------- BULUNUR Gerçi gencîne-i âlemde cevahir bulunur Cevher-î zât ile ârâste nâdir bulunur Hünerin var ise bir şehrde bir ârif bul Yoksa her karyede bir nice bahâdır bulunur Saha-i sîne bir endîşeden olmaz halî Tekyedir tekyede elbette misafir bulunur Her zaman hâtıra, endîşe-i rahat gelmez Adet-i şehr budur mü'min ü kâfir bulunur Güç neşâtın kademin kalbe alıştırmaktır Yoksa gam her ne zaman istese hâzır bulunur Yağsa bârân gibi gökten katarât-ı âmâl Yine bed tâli’ olan hâib-ü hâsir bulunur Destres ma'ni-i nâgüfteye müşkil yoksa Nâbi yâ köhne suhan bizde de hâzır bulunur Şair : Nabi |
||